Ultrasonda karaciğer yağlanması görülmesi sık rastlanan bir bulgudur ve tek başına hastalığın ne kadar ilerlemiş olduğunu göstermez. Yağ miktarı ile fibrozis düzeyi aynı şey değildir. Klinik açıdan önemli olan, ilerleyici karaciğer hasarı riski taşıyan hastaları ayırabilmektir.
Değerlendirmede kilo ve bel çevresinin yanında diyabet, tansiyon, kan yağları, uyku apnesi ve alkol kullanımı gibi metabolik faktörler gözden geçirilir. Kan testlerinden hesaplanan non-invaziv fibrozis skorları ve gerektiğinde elastografi ileri fibrozis riskini sınıflamada kullanılabilir.
Tedavinin temeli sürdürülebilir kilo yönetimi, fiziksel aktivite ve metabolik risklerin kontrolüdür. Ancak ileri fibrozis veya siroz şüphesi olan hastalarda takip, karaciğer kanseri taraması ve portal hipertansiyon değerlendirmesi farklılaşır.
Bu nedenle “ultrasonda yağlanma var” sonucu, değerlendirme sürecinin sonu değil başlangıcıdır.
Değerlendirmede kilo ve bel çevresinin yanında diyabet, tansiyon, kan yağları, uyku apnesi ve alkol kullanımı gibi metabolik faktörler gözden geçirilir. Kan testlerinden hesaplanan non-invaziv fibrozis skorları ve gerektiğinde elastografi ileri fibrozis riskini sınıflamada kullanılabilir.
Tedavinin temeli sürdürülebilir kilo yönetimi, fiziksel aktivite ve metabolik risklerin kontrolüdür. Ancak ileri fibrozis veya siroz şüphesi olan hastalarda takip, karaciğer kanseri taraması ve portal hipertansiyon değerlendirmesi farklılaşır.
Bu nedenle “ultrasonda yağlanma var” sonucu, değerlendirme sürecinin sonu değil başlangıcıdır.

